SİVAS KIZ İSTEME – DÜĞÜN ADETLERİ

DÜNÜR GİTME (KIZ İSTEME): Sivas’da iki gencin evlenmeleri için dünür gitme adettir. Ayrıca birbirini sevip kaçanlar için de dünür gidilir. Dünür iş için daha önceden becerikli kadınlarca kızın ağzı yoklanır. Olay kıza duyurulur. Başka bir sevdiği olup olmadığı, sakıncalı bir durumun olup olmadığı, gönlünün olup olmadığı sorulur ve fikri öğrenilir. Eğer kızda yumuşaklık bulunursa dünür gönderilir. Dünürlüğe gönderilecek kişiler; mahallin ileri gelenlerinden, kızı ve oğlanı iyi tanıyan, kız eviyle bir problemi olmayan ve bu işte tecrübeli olan, ağzı laf yapanlar arasından seçilir. Gündüzden “Akşam misafir olacağız.” Diye haber verilir. Akşam olunca kız evine varılır. Hal hatır sorulur. Sohbetler edilir. İkram edilen şeyler yenilir, içilir. Uygun bir zamanda aile büyüklerine; “Allah’ın emri. Peygamber’in kavliyle kızınız filanı, oğlumuz filancaya istemeye geldik.” diye amaç belirtilir.

sivas düğünleri ile ilgili görsel sonucu

Büyükler uygun görürlerse “Kızın fikrini alalım, hısım-akrabaya bir soralım.” diye süre isterler. Uygun bulmazlarsa “Nasip değilmiş, başka kapı yoklayın.” diye cavap verirler.

Bir dünür ile kız bitmez. Birkaç günlük aradan sonra tekrar gidilir. Uygun bulunmamışsa (kıza ve akrabalara sorulduğunda) “Kızın gönlü yok. Nasip değilmiş” diye cevap verilir. Uygun bulunursa olumlu cevap verilir. Kız, oğlan tarafının elini öper. Onlar da gelin kıza para ve çeşitli hediyeler verirler. Böylece kız bitirilmiş olur. Bundan sonra kız ile oğlan “yavuklu” olmuşlardır.

SÖZ KESME: kız ve oğlan evinin yakın akrabaları ve komşuları, kardeşlikler ve sağdıçlar çağrılarak kız evinde toplanılır. Yenilir, içilir, sohbetler edilir. Oyunlar oynanır. Sonra gelin kız ortaya getirilir. Çeşitli hediyeler ve paralar takılır. Kız da yavuklusuna oyalı bir yazma ve hediyeler gönderir. Bu yazma düğün günü damadın beline bağlanır. Böylece söz kesilmiş olur. Ertesi günü kıza takı ve elbise almaya gidilir.

EL ÖPTÜRME: Söz kesmeden sonra yapılır. Oğlan evi sinilerle; katmer, çerez ve yemekler alarak kız evine topluca giderler. Gelenler gelin kıza el öptürürler ve para, saat, küpe gibi hediyeler verilir. Yenilir, içilir ve oyunlar oynanarak dağılmır. Sonraki günlerde kız evi karşılığına gider.

EL ÖPTÜRME KARŞILIĞI: Kız evi el öpülmesine karşılık hısım-akrabasını, komşularını toplayıp oğlan evine gider. Bu gidişte daha çok çerez ve çiçek götürülür. Toplanan çiçekler (kız ve arkadaşlarınca) demet yapılır. Bağlanır. Boncuk ve pullarla süslenir. Üzerine kokular serpilir. Oğlanın çiçeği kız terafmdan özel hazırlanır. Bazı köylerimizde buna “çiçek” adı verilir. Oğlan evine sağdıçlar köyün gençlerini de davet ederler. Uygun bir meydana gece oyunlar oynanır, maniler söylenir. Sonuna doğru gelen çiçekler orada bulunan gençlere (erkeklere) dağıtılır. NİŞAN: Söz kesme işi bittikten sonra iki aile dünür olurlar. Dünürler karar verip nişan gününü belirlerler. Sonra çalgıcılar bulunur. Davetiyeler dağıtılr. Konu komşuya “Filan gün nişanımız var, buyurun.” Diye haber gönderilir. Yörede davetiyelere “oku”, davetlilere de “okucu” denir. Okucular, sinilerle katmer, baklava, çerez ve meyve gibi hediyeler getirirler, bu siniler oğlan evinde tekrar hazırlanır. Oğlan evinde toplanan davetliler, hazırlanan sinileri başları üstüne alıp, toplu halde, tef çalarak ve türküler söyleyerek kız evine giderler. Nişan genellikle kız evinde yapılır. Uygun bir yere masa ve iki sandalye yerleştirilir. Kız ile oğlan bu masaya gelir. Tören başlar. İleri gelen birisi tarafından konuşma yapılıp, yüzükleri takılır. Bundan sonra takı işleri başlar. Sırasıyla erkek tarafı, kız tarafı, yakın akrabalar ve davetliler hediyelerini takarlar. Hediyeler genellikle para ve altın olmaktadır.

Takıdan sonra nişan yemekliyse yemek verilir. Değilse lokum, bisküvi, sigara, kolonya… gibi şeyler ikram edilir. Çalınıp söylenir, oyunlar oynanır. Nişan töreni böylece biter.

Nişanın ertesi günü oğlan evinden gelen baklava, katmer ve çerezler; akraba, komşu ve uygun yerlere dağıyılır. Bu çereze “Filan kızın çerezi” denir.

Nişan bazan küçük nişan, büyük nişan diye iki kez yapılabilir. Birincide yakın akrabalar, ikincide bütün dost ve tanıdıklar davet edilir.

NİŞAN KARŞILIĞI (SİNİ KARŞILIĞI): Nişandan bir-iki hafta sonra kız evinden oğlan evine nişan karşılığı gider. Yine katmer, meyve ve çerezler götürülür. Erkek tarafı çerez getirenlere bahşiş verir. Ayrıca kız oğlana, çiçek, mendil, ayna, tarak… gibi hediyeler gönderir. Yenilir, içilir. Oyunlar oynanır.

DÜNÜRLÜK SÜRME: Kız bitirildikten (söz kesmeden) evliliğe kadar olan sürede olur. Bu dönemde karşılıklı ziyaretler yapılır. Her hafta oğlan evi bilhassa Pazar akşamları kız evine meyve, çerez ve çeşitli hediyeler götürür. Kız evi de hafta içinde buna karşılık verir. Bu ziyaretlerde yapılacak nişan, düğün zamanları ve eşyalar konuşulur. Çeşitli sohbetler edilir. Birbirlerinin işleri edilir. Artık iki aile birleşmiştir. Ayrılık gayrdık yoktur.

DÜĞÜNLER: Her gencin evlenirken düğün yapması adettir. Dünürler arasında gün belirlenir. Aşçı çalgıcı hazırlanır. Günümüz düğünleri genellikle çalgılı olur. Davul zurna temeldir. Davetiyeler dağıtılır.

Düğün iki günde tamamlanır. İlk gün önce oğlan evinde, sonra kız evinde çalınır, söylenir ve oynanır. Akşam üzeri kına kağnısı dolaştırılır. Oğlan evinden bir traktör römorkuna veya kamyona yüklenen eşyalar köy içinde dolaştırılıp kız evine götürülür. Eşyalar indirilirken orada oyunlar oynanır.

KINA KAĞNISI: Kız ve oğlan evinin yapmış olduğu eşyaları mahallin insanlarına göstermek için köyde veya şehirin içinde dolaştırılmasıdır. Bu iş eskiden kağnılarla yapıldığından “kına kağnısı” denmiştir. Eşyalar arabanın üstüne yerleştirilir. Etrafı halı, kilim ile süslenir. En üste yakın akrabalardan yaşlı bir kadın oturur. Bu kadının elinde yazma ve erbilerden yapılmış düğün bayrağı olur. Davul zurna eşliğinde dolaştırılır. Yine kına kağnısı hazırlanırken veya indirilirken mahalli oyunlar oynanır. Eşyaları indirip yükleme işlerini genel olarak sağdıçlar ve gençler yaparlar.

Birinci günün akşamı erkekler oğlan evinde kadınlar da kız evinde toplanırlar. Bu geceye kına gecesi denir. Oğlan evinde sazlı eğlenceler yapılır. Davetlilere yemek ikram edilir. Çalınır, söylenir, oynanır, geç vakitlere kadar eğlenceler sürer.

KINA GECESİ: Kız evindeki kına gecesi daha renkli geçer. Kadınlar toplanır. Oğlan evinden sinilerle topluca türküler söyleyerek, tef çalarak kız evine gidilir. Gelenlere ikramlar yapılır. Yenilir, içilir. Çalınıp söylenir. Mahalli oyunlar oynanır. Çeşitli oyunlar çıkarılır. Taklitler yapılır. Gelin kızla damat adayı oynatılır. Maniler söylenir. Gecenin sonuna doğru da gelin kızın kınası yakılır. Kına yakılırken gelin övülür. Bu sırada bir sessizlik ve hüzün çöker. Kız anası, gelin kız ve yakınlarından ağlayanlar olur. Bu gecenin kutlanmasına halk arasında kına tepmek denir.

DEŞLEME (DE YİŞLEME) SÖYLEMEK: Mani söylemektir. Bilhassa kına gecelerinde eğlencelere ayrı bir güzellik katar. Herkes duygu, düşünce ve isteklerini manilerle ortaya döker. Önce tefçi ve yanındakiler hep bir ağızdan tef çalarak şu ezgiyi söylerler:

“Hayda nina ni nina
Hayda nina ni ni na.” Bunun arkasından kim mani söleyecekse başlar;

“Altın yüzük parmakta,
Çifte benler yanakta,
Benim sevdiğim oğlan,
Şu karşıki konakta…” maniden sonra

tüm kadınlar birlikte: “Ay huuuuu!…” diye bağırırlar. Bundan sonra eskiden sağdıçlar tarafından tüfek atılırdı. Şimdi yasaklanmıştır. Deşleme söyleme işi böylece devam eder.

MASALA: Kına gecesi oğlan evinde odunlar yığın edilip yakılır. Bu ateşe “masala” adı verilir. Çevresinde oyunlar oynanır. Ayrıca ertesi gün yenecek yemekler hazırlanır. Düğünün ikinci gününe “gelin” denir. Akşamdan pişirilen yemekler hazırlanır.

Gelen davetlilere ikram edilir. Kına kağnısı bu sefer kız evinin eşyalarını da alarak ikileşir ve dolaştırılarak oğlan evine getilir. Kız evinden gönderilen kişilerce gelinin evine bu eşyalar yerleştirilir. Buna da ev döşemek denir. Yemek işi öğleye kadar biter. Bu arada gelin ve damat  hazırlanır. Gelin  süslenir. Damat ve sağdıçları tıraş olur. Hazırlıklar tamamlanır. İkindi namazından sonra güvey başı derilir.

GÜVEY BAŞI DERMEK:
 İkindi namazından çıkan cemaat, imamla birlikte davul zurna ile oğlan evine gelir. Burada tekbir ve dualarla güvey evden çıkarılır. Büyüklerin ellerini öper. Damat alınarak davul, zurna eşliğinde önceden hazırlanan, eve yakın bir meydandaki çulun üzerine dikeltilir. Damadın arkasında “bıçakçı” olur. Yanında yakınlarından birisi de elbise ve çerez taşır. Sonra sağdıçlar da aynı şekilde toplanıp getirilir. Çulun üzerine sıralanırlar. Sağdıçların da bıçakçısı ve çerezcisi vardır. Burada imam tekbir alır, damadın poçusu bağlanır. Ceketleri giydirilir. İmam dua eder, selavat getirilir. Sonra damat ve sağdıçlara üleştirilir. Kalan madeni paralar da orada bulunan çocuklara atılır. İmam ve sağdıçları giydirenler de çerez mendili alırlar. Güvey başı derilirken güveyi güldürmek adettir. Kim güldürür veya konuşturursa ona bir tavuk hediye edilir. Bu törenden sonra arabalara binilir ve gelin almak için kız evine varılır.

KIZ ÇIKARMAK:
 Gelin aile büyüklerinin ve davetlilerin ellerini öper. Lokum, sigara ve kolonya ikram edilir. Davetliler de para verirler. Düğün konvoyu gelince gelin babası veya bir büyüğünün koltuğunda kaynatasına veya kaynanasına teslim edilir. Buna kız çıkarmak denir. Arabaya binilir. Bu arada damat da oradaki aile büyüklerinin elini öper. Konvoy, önde gelin arabası olduğu halde köyün veya şehrin içinde dolaştırılır. Gelin eve gelince kurban kesme, gelin odasına girerken kapıya hamur yapıştırma, gelini deri üzerinde yürütme, buğday saçma, sac üzerinden yürütme, şeker ve para atma gibi adetler vardır. Kadınlar gelini ve evini görmek için toplanırlar. Erkekler de dışarıda mahalli oyunlar oynarlar. Gün batımıyla topluluk dağılır.

DİNİ NİKAH: Yörede dini nikah esastır. Yatsı namazından sonra imam, mahallin ileri gelenleri, sağdıç babaları, yakın akrabalar ve komşular davet edilir. Özel güveçler yapılır, yemekler yenilir. Dualar edilir, nikah kıyılır. Nikahta gelinin mihri belirlenir. Mihir, kadının kızlık hakkıdır. Ne belirlenirse bu gelinin kendisine ait olur. İlerdeki geçimsizliklerde veya boşanmada bu mihir geri istenmez. Gerdekten önce gelinin ve damadın ikişer rekat namaz kılmaları adettir. Ertesi sabah yapılacak ilk iş gelinin çarşafını kaynanasına veya sağdıç anasına vermesidir. Bu çarşaf, duvakta gelenler tarafından da görülür. DUVAK: Öğleye doğru kadınlar gelin evinde toplanır. Gelin, çeyizi ve eşyaları görülür. Çalınıp söylenir, oyunlar oynanır. Duvak dağılınca düğün biter.

GELİN  KUT’U: Duvak günü akşamı yapılan kutlamadır. Sağdıçlar tarafından yemekler ve tatlılar getirilir. Konu-komşu, akraba ve dostlar toplanır, çalınıp söylenir, oyunlar oynanır.

PARA ÇEVİRMEK: 
Düğünde oynayan kişilere başkaları para çevirirler. Yani başının üstünde dolandırırlar ve bu parayı çalgıcıya verirler. Yine düğün boyunca yapılan bazı güzel gelenekler vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Kızın çeyizleri yüklenirken bahşiş almadan kızın sandığı verilmez. Gelin evden çıkarken bahşiş almak için kapı kilitlenir. Gelin oğlan evine getirilirken bahşiş almadan arabanın kapısı açılmaz. Gelin, kaynana veya kaynatasından hediye almadan inmez. Gelin dolaştırılırken bahşiş için gelin arabasının önü kesilir. Konvoya katılan tüm arabalara kız evi tarafından yazma bağlanır. Nikah gecesi bahşiş almak için damadın ayakkabıları saklanır. Tavuk ve baklava istenerek rahatsız edilir.

ARDISIRA: Düğünden bir hafta sonra gelin, damat, oğlan evi ve yakın komşular kız evine davet edilir. Burada yenilir, içilir, oyunlar oynanır. Buna ardısıra denir. Ardısıra yapılmadan gelin ve damat kız evine gidemez.

Yazar: Hülya

Bir cevap yazın